Ünlü bağlama virtüözü, yıllardır sazından çıkan nameleri, sözünü ustalıkla halka iletmiş, bir çok sanatçıya hocalık yapmış karşılığında alkışları toplamış ARİF SAĞ, bilindiği gibi SHP'den adaylığını koyduktan sonra SHP'nin Ankara Altındağ seçim bölgesinden önseçim sonucu milletvekili adayı oldu.ARİF SAĞ şu sıralarda seçim kampanyasını yürütmek üzere Ankara'daki seçim bölgesine hareket etti.29 Kasım'ın yaşamında yeni bir sayfa açabileceği sanatçı ile İstanbul'dan ayrılmadan önce müzik ama daha da çok politika üzerine bir söyleşi yaptık.ARİF SAĞ sorularımıza şu yanıtları verdi... _Sayın Arif Sağ, milletvekilliğine adaylığınızı koymadan önce" SHP'yi sadece türkülerimle desteklerim.Politikacı olarak sanatımdan ödün veremem" diyordunuz.Sizi sonradan politikaya iten nedenler neler oldu, niçin SHP'yi seçtiniz, ön seçimden başarıyla çıkmanızı nelere bağlıyorsunuz? _"Doğru, aday olmadan önce sanatımdan ödün vermem demiştim.Şimdi SHP'den aday oldum ama bu sanatımdan ödün vereceğim anlamına gelmez.Yani milletvekili olduktan sonra da işimi, müziği aynen devam ettireceğim.Daha önce SHP'li arkadaşlarla konuşmamızda ben bunu gündeme getirdim."Eğer sanatıma etkili olursa , sanatımı tesirsiz hale getirirse milletvekilliğinden ayrılırım" dedim . Çünkü; benim için sanat, milletvekiliğinden daha önemlidir.SHP'ye girmemin nedenine gelince, benim siyasi ve dünya görüşüme en uygun parti olduğu için SHP'yi seçtim.Önseçimden başarıyla çıkmamı , halkın beni bu koşullar altında desteklemesini de bugüne kadar halka kültürel ve mesleki açıdan bir şeyler verebilmiş olmama bağlıyorum.Çok ters bir bölgeden aday oldum.İstanbul'da yaşarken gidip Ankara Altındağ'dan aday olmam hayretlerle karşılandı.Yani muhiti tanımıyordum, seçmeni tanımıyordum.Demek ki geçmişte bu insanlara bir şeyler verebildim ki onlar da beni ödüllendirdiler." _ Müziği bırakmam diyorsunuz ama müzikle Meclis çalışmalarını nasıl bir arada yürüteceksiniz? "Katiyetle müziği bırakmak gibi bir düşüncem yok.İkisinden birini tercih hakkını ileride bana sorarsanız, müziği tercih ederim.Öte yandan Meclis'e girebilirsem , odama da bir tane saz asacağım. Meclis'te boş kaldığım zaman hem kendime, hem seçmenlerime çalacağım.Yine eserler vereceğim, TRT izin verirse TRT'den de sesleneceğim." _TRT size yasak koydu mu ? _"Eskiden yoktu ama politikaya atıldıktan sonra kendiliğinden yasak geldi. Yani TRT biz seni yasakladık demiyor ama hiç bir şey de demiyor.Gel oku çal da demiyor.Biliyorsunuz TRT böyle resmi bir yasak koymaz.Gizli yasak koyar, siz de onu aşamazsınız.Resmi yasak aşılır bu aşılmaz. TRT'ye tarafsız diyemeyiz, TRT taraflı.Belli bir partiyi, belli insanları koruyucu nitelikte olan bir kurum.Beni TRT televizyona çıkarsa, her halde ANAP hesap sorar.Niye bu SHP'liyi çıkartıp da reklamını yapıyorsunuz der.Olaya böyle basit bakıyorlar çünkü." O zaman sizi artık televizyonda göremeyeceğiz? _"Yoo iktidar olacağız, niyetimiz o. İktidar olmayı bekliyoruz.Benim görüşüm, bir parti iktidar olabilmek için savaş verir, muhalefet olmak için savaşmaz". _Peki sanatını yapamayan yasaklı sanatçılar için ne yapmayı planlıyorsunuz? _"Parti olarak cevap vereyim buna.Bir takım kuralları yıkmak, yasakları kaldırmak istiyoruz.141,142,163'ü kaldırmak istiyoruz.141.142.163 kalktığı zaman da sanatçılar üzerindeki yasaklar kendiliğinden kalkacaktır.Sanatçıya yasak olmaz, bu çok yanlış bir şey. Bu gün Türkiye'de sanatçının yasağı belli kişilerin dünya görüşlerine ters düştüğü için oluşuyor. Türkiye'de bir sanatçı ancak ANAP'lı olursa iyi, böyle değerlendiriliyor." _Yani illa ANAP'lımı olmak lazım iyi olmak için? _" Şimdi bir şey açıklayayım.Akşam mıydı, dün müydü bilmiyorum Yüksel Uzel yine televizyondaydı.Yüksel Uzel resmen açıklıyor ANAP'lı olduğunu.Resmen ANAP'a çalışıyor.Televizyon bu yüzden Yüksel Uzel 'li yasaklamıyor. _Milletvekili seçilirseniz neler yapmayı düşünüyorsunuz, nelere çare olacaksınız? _"Birinci sorunuzu cevaplarken mesleğimi ön plana tutacağım demiştim.Türkiye'de bir çok sorun içerisinde biliyorsunuz birde kültürel sorun var.Türkiye'de sanata baskı var.Sanatın kollarına zincir vurulmuş.Her isteyen istediği sanatı yapamıyor..Halbuki dünyanın hiçbir yerinde sanata baskı yapılmaz, sanatçı özgürdür.Sanatçı bildiğini yapabilmeli diline geleni söyleyebilmeli, illa ki belli melodilerle, belli kurallara bağlı kalmadan özgün biçimde müzik üretebilmeli.Milletvekili seçilirsem ilk mücadele vereceğim hareketlerden birisi bu." Ama başka bir sanatçı SHP'li olduğunu açıkladığı zaman "Yasak" damgasını anlının ortasına yiyor. Biz ise sanatçıyı şu partili veya bu partili diye değerlendirmek istemiyoruz.Partizanlığı ortadan kaldırmak istiyoruz.Sanatçı sanatçıdır istediği partiyi tutabilir,istediği partiyi sevebilir,istediği görüşü savunabilir.Ama yaptığı iş sanatsa, sanat adına bir şeyler verebiliyorsa, sanatından hür olmalıdır." _29 Kasım'a az bir süre kaldı.Bu kısa süre içinde nasıl bir seçim kampanyası yürüteceksiniz? _"Altındağ'daki 4 arkadaşım kendi bölgesinden.Dolayısıyla bölgelerini çok iyi tanıyorlar. Biz de enterasan bir seçim kampanyası başlatıyoruz.Kahve toplantılarında konuşmacı arkadaşlar konuşacaklar, konuşma sonrasında ben de oradaki seçmenlerime konser vereceğim, müzikli muhabbet yapacağız. Hani milletvekili ile halk arasında birşey vardır, milletvekiline çok önemli adammış gözüyle bakılır, ben onu yıkmak istiyorum.Ben sahnedeyken nasıl insanlarla berabersem, o beraberliğimi politikada da uygulamak istiyorum. Ayrıca Sayın Genel Başkanımızla beraber yurt içindeki turlara da katılacağım.Geri kalan zamanımı da seçim bölgemdeki insanlarla tanışarak geçireceğim.Ben oy istemeyeceğim."Bana oy verin beni seçin, size şunları şunları yapacağım, fukaralığı yok edeceğim"gibi vaatlerde bulunmayacağım, eskimiş politikacı tipini uygulamak istemiyorum çünkü.Oy verirse verir.Ama iyi şeyler yapabilmek için mücadele edeceğim.Sanat üzerine, toplumun belli sınıfları üzerine. Özal'ın orta direk dediği kesimin ne halde olduğunu herkes biliyor, benim kalkıpta bunu anlatmama gerek yok. Ben de o sınıfın bir ferdiyim, oradan geldim.O insanlar için elimden geldiği kadar mücadele edeceğim, mücadelelerine katkıda bulunacağım." _Sanatçıların politikaya atılmasını nasıl karşılıyorsunuz? _"Çok olumlu karşılıyorum. Türkiye'de ilk kez olduğu için belki insanları şaşırtıyor ama dünyanın bir çok yöresinnde var bu. Hatta dünyanın yarısını yöneten adam da sanatçı.Reagan sanatçı. Yunanistan'daki Kültür Bakanı sanatçı.Dünyada çok sık görülen olay ama bizde bu yıl ilk defa işte." _Hülya Koçyiğit'in ANAP'tan adaylığına ne yorum getiriyorsunuz? _Olumlu görüyorum, ama kendime rakip olarak görmüyorum.Hülya Hanımla farklı konumların insanlarıyız.Ben düşündüğümü söylerim, düşünüpte başka şey söylemem. Ben kendime sosyal demokratım diyorsam, sosyal demokrat nitelikli bir partide görev alırım hem sosyal demokratım diyeceğim, hem gidip ANAP'a hizmet vereceğim bu olmaz.Bu çelişki.Bu düşündüğünü söylememek,düşündüğünü başka türlü uygulamak.Bana çok ters geliyor bu.Tabii kendisinin bileceği bir şey, benim sorunum değil.Ama katiyetle Hülya Hanımı kendime rakip olarak düşünemem." -Ne zamandan beri SHP'lisiniz? _Çok eskilerden beri CHP'liliyim.Dolayısıyla benim CHP'liliğim, şimdi SHP olarak devam ediyor.Hiçte bu görüşümü değiştirmem." _Bir seçim tahmini yaparsanız, 29 Kasım'da kim iktidar olacak size göre? _"Demin de dediğim gibi şeçimlere iktidar olalım diye gireceğiz.Bu bir mücadeledir. Ama bu mücadeleden bir taraf baskın çıkabilir.Belki hükümet olamayız.Hükümet olmak ayrı şey, iktidar olmak ayrı şey.İktidar olmak güçlü olmak demektir. Hükümet hükümet olur.Biz iktidar olmak için mücadele ediyoruz.İktidarlı bir SHP'nin Meclis'e girmesine çalışacağız.Bana göre ANAP, bu seçimlerde epey yara alır. Gidebilir gibime de geliyor.Gitmese dahi ANAP hükümet olsa dahi bana göre iktidar olamayacak.Seçmene bir kilo pirinç dağıtmakla, benim halkımın satılacağını zannetmiyorum.Bazı seçim bölgelerinde bu basit uygulama yapılıyor.Parayı ceplerine doldurmuşlar bir kilo şeker, bir kilo pirinç dağıtıyorlar, karşılığında da oy istiyorlar.Ben Türk milletinin haysiyetsiz olabileceğine inanmıyorum, bunlar Türk toplumuyla alay ediyorlar.Türk toplumu bunun cevabını bana göre 29 Kasım'da verecek. _Lideriniz Erdal İnönü'nün beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönlerinden bir kaç tanesini sıralar mısınız? -"Bir kere Erdal Beyi çok seviyorum.Şu açıdan çok seviyorum.Erdal Bey bugüne kadar bizim toplumumuzun alışmadığı türde bir parti lideri. Çok dürüst, çok efendi, halk tabiriyle çok terbiyeli bir insan. Bazı şeyleri söylerken karşısındaki utanmadan kendisi utanıyor.Beğenmediğim yönü yok. Olsaydı bile bu önseçim kararıyla herşeyi sildğini düşünüyorum.Türkiye'de böyle bir kararı hiç bir parti lideri veremezdi.Çok önemliydi bu karar. Düzeltilmesi gereken yönleri de taban zaten düzeltti. Tabana gittik, taban" şunları istemiyoruz, bunları istiyoruz" dedi.Nitekim partide müthiş bir değişme oldu.Bir çok eski partili listelere giremedi.Kararı taban verdiğinden bunun üzerine artık tartışmak bile yanlış." -Son olarak neler diyeceksiniz? -"Seçim arifesindeyiz, çok heyacanlıyız doğrusu.Seçime giren herkes seçimden başarıyla çıkmak ister. Parti olarak başarılı olmak istediğimiz için böyle bir heyecan yaşıyoruz.Son söz olarakta ben halkımdan doğruları görmesini rica ediyorum.Gerçekleri görsünler, kimler kendilerine gerçekten hizmet verebilecekse onları seçsinler. İnşallah halk bu seçimde parlementoya bir cevap verecektir. Gerçekleri göreceklerine inanıyorum.