ARİF SAĞ'IN CHP'YE KATILMASINA BASININ YOĞUN İLGİ GÖSTERMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

SANAT VE SİYASET DÜNYASI İÇİN SEVİNDİRİCİ
MEVCUT İKTİDARA ALINMIŞ BİR TAVIR
MUHALEFETİN GÜÇ KAZANMASI
ARİF SAĞ'IN ÖNEMİ
NORMAL
GÖRÜŞÜM YOK
 
Önceki
Sonraki
CONCERTO FOR BAĞLAMA
ARİF SAĞ "CONCERTO FOR BAĞLAMA" İLE TÜRK HALK MÜZİĞİNİ KLASİK BATI MÜZİĞİYLE BULUŞTURUYOR
Ordinaryüs bağlama Arif Sağ 40 yıllık sanat geçmişini paraya tahvil etmek yerine, Türk Halk Müziğini evrensel boyutlara taşımak gibi bir misyon üstleniyor. Cengiz Özdemir'in bestelediği, İstanbul Kent Senfoni Orkestrası eşliğinde iki saz arkadaşıyla birlikte icra ettiği "Concerto for Bağlama" bu misyonun ilk adımı... Arif Sağ'ın kırk yıllık sanat geçmişini iki kelimeyle özetlemek mümkün mü? Açıkçası üstün bağlama tekniğiyle olduğu kadar bilinçli tavırlarıyla da dikkati çeken ve giderek Türk Halk Müziğinde bir ekol haline gelen bir devi, tek kelimeyle anlatmak aklımızın ucundan bile geçmezdi. Ama sanatçının Şişli'deki stüdyosunu ararken yol sorduğumuz bir vatandaş bunu başardı; "Haa Arif 'Saz'ın stüdyosu mu, şu soldaki sokakta." 1960'larda İstanbul Radyosu'nda kadrolu sanatçı olarak başladığı profesyonel müzik hayatında hep adından sazıyla sözettirmiş, konservatuarda ve hayatta, yıllardır bağlamanın dersini vermiş, Türk Halk Müziğinin gururu olarak dünyayı turlamış büyük usta bugünlerde biraz heyecanlı. Çünkü son albümü "Concerto for Bağlama" sanatçıyı sadece ticari açıdan ilgilendirmiyor. Beş yıldır birlikte çalıştığı Erol Parlak ve Erdal Erzincan'ın kullandığı, sadece ustaların altından kalkabileceği "şelpe" tekniği de değil bu albümü değişik kılan. Köln Filarmoni Orkestrası Şefi Betin Güneş ve aranjör / besteci Cengiz Özdemir'le birlikte üstüne çalıştıkları proje, Türk Halk Müziğini Klasik Batı Müziğiyle buluşturmayı amaçlayan deneysel bir çalışma.
İstanbul Kent Senfoni Orkestrası'yla kaydettikleri konçerto, hiçbir ticari iddiası olmadığı gibi bu konuda tartışma platformu yaratabilecek ilk bütünlüklü albüm olma özelliğini taşıyor. Bir "nostalji" albümü yapıp halk müziği listelerinin tepesine oturmak yerine böyle tartışmaya açık bir çalışmaya imza atıyor Arif Sağ. Çünkü Türk Halk Müziğinin evrensel boyutlara, böyle ciddi çalışmalar sayesinde ulaşabileceğini düşünüyor. "Bilimsel açıdan incelenmeli" Toplam altı bölümden oluşan "Concerto for Bağlama" zaman zaman Batı müziğinin egemenliği altına girmiyor değil. Ama üç usta bağlamacı koca bir senfoni orkestrasına karşı müziğimizi kahramanca savunmayı başarıyor. Bu açıdan bakıldığında yapıt, müzikler arasındaki kültürel bir tartışma niteliğinde. Arif Sağ da kültürlerarası soru - cevap ilişkisini reddetmiyor. "Evrensel boyutlara taşınmalıyız. Ama bir şartla; kimliğimizi yıpratmadan, koruyarak. Ben filarmoni orkestrasıyla çalıyorum ama kendi müziğimi çalıyorum. Bağlamamı alıp onların gitarcılarıyla yarışmaya gitmedim. İkincisi, genelde Asya müziklerinde yaygın olan koma seslerden ödün vermedik. Bu nedenle bu çalışma iki müziğin iç içe geçtiği değil birbirine biraz uzak durarak uzlaştığı bir yapıt oldu. Mükemmel bir çalışma olduğu iddiasında değilim. Ama bana göre evrensel boyutlara ulaşmanın yolu dünyanın ciddi olarak kabul ettiği türlere yönelmektir. Ya klasik müziğin fonksiyonlarından faydalanmak ya da cazı kullanmaktır." Onları bu albümü yapmaya sevkeden ise, Avrupa'da Betin Güneş yönetimindeki Köln Filarmoni Orkestrası'yla verdikleri dört konserden sonra aldıkları tepkiler. "Bu konserlerde amacımıza ulaştığımızı sanıyorum. Belki de biraz duygusal bakıyorum ama bu konserlerde salonun çoğunu yabancılar doldurmuştu." Arif Sağ çalışmasının ticari açıdan bir anlam taşımadığını, bilimsel açıdan incelenmesi gerektiğini savunuyor. Peki son zamanlardaki türkülerin poplaştırılması ya da popun türküleştirilmesi hareketine nasıl bakıyor? Masum bir sorunun bizim aleyhimize olacağını nereden bilelim? Sanatçı, müziğiyle olduğu kadar popçulara yönelik çıkışlarıyla da magazin basınının ilgi gösterdiği simalardan olduğu için, her zaman yanlış anlaşılmaktan, laflarının çarpıtılmasından şikayetçi. Hazır yakalamışken, bizim nezdimizde medyaya çatıyor. Medyaya kızıyor "Zaman zaman yaptığım eleştiriler yüzünden genç kuşakta 'Arif Hoca gençlerin türkü söylemesini istemiyor' gibi bir izlenim oluştu. Bağnaz olduğum yolunda imalar var. Aslında sorun birilerinin türkü söyleyip söylememesi değil. Gönül ister ki Türkiye'de herkes türkü söylesin. Ama ben gençlerin halk müziğine pek bir şey katmadan 'türkücü' unvanını taşımalarına karşıyım. Mesela Şükriye Tutkun diye bir kızcağız var, ısrarla türkücü olmadığını söylüyor ama siz türkücü diye yazıyorsunuz. Biz özel kanalların ve radyoların kapanmaması için siyah bantlar taktık, bu ülkede halk kendisini özgürce ifade etmeli, bunun da yolu siyasi baskı altındaki devlet kanalları değil özel kanallardır, diye. Şimdi o zamanlar yanlış yaptığımızı düşünüyorum" diyor Sağ... Ve medyaya çatmaya devam ediyor: "Geçenlerde bir magazin gazetesindeki THM listesine baktım. Dokuzuncu sıraya gelene kadar gerçek bir türkücüye rastlayamadım. Mesela İbrahim Tatlıses 'Nankör Kedi' adlı arabesk parçasıyla yılın türkücüsü seçiliyor. Bunu yapan medya. Madem ki bu konuda yetkin değiller, bilen insanlara danışmaları gerekir. Herkes yaptığı müziğin adını koysun o zaman. Bir de şöyle bir şey var; ben görüşlerimi söylediğim, insanları eleştirdiğim zaman sanki onlara hakaret etmişim gibi tepki görüyorum. Birini eleştiriyorsunuz, iki gün sonra çıkıyor ağzına geleni söylüyor. Benim demek istediğim şu: Kendi kültürümüzün bile bile yozlaştırılmasına çanak tutmamalıyız." Peki her yere çekilebilecek sihirli "yorum" kavramının sınırlarını nasıl çiziyor? Yorum ona göre bir düşünce beyanı olmaktan öteye gitmemeli. Halk müziğini içinde acı, isyan, gurbet, hasret, aşk, eğlence, coğrafi ve iklimsel özellikler; bitki örtüsü, ulusal ve dini kimlikler gibi birçok malzeme bulunduran yap - bozlara benzetiyor Arif Sağ. Bu yapının da farklı cinsten bir malzemeyi kabul edemeyeceğini düşünüyor. Bu malzeme bütünlüğünün, yeni şarkıların Türk Halk Müziği sayılmasında da kriter olduğunu söylüyor. "Sen yeni bir halk müziği parçası mı yapacaksın, o zaman o parçanın içinde bana bütün bu özellikleri hissettirmelisin. Eğer bu özellikleri yansıtamıyorsan o sadece müziktir. Mesela Muharrem Ertaş 'Yine Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri'ni okurken rüzgâr, gökgürültüsü, silah, at sesleri çıkarıyor. Ondaki duygu yoğunluğunun altında eziliyorsunuz. Ben onu alıp nasıl yorumlarım? Bunca yıllık deneyimimle onun yaptığını dinlerken ezildiğimi hissediyorum, dünkü çocuklar bunu yorumlamakta bir sakınca görmüyor."

- 19.06.2002

Önceki
Sonraki

YENİ İLETİŞİM
ARİF SAĞ (KONSER, ORGANİZASYON VE BİLGİ) İÇİN YENİ İLETİŞİM NUMARASI 05452468097

HALK MÜZİĞİ ORGANİZASYONLARI
Halk müziği organizasyonları (konser, tanıtım, açılış, yarışmalar) için facebook Halk Müziği Organizasyonları sayfasını ziyaret edip üye olabilirisiniz.

ARİF SAĞ DİNLEYİCİ BELGESELİ
Bu siteden yayınlayacağımız "Fotoğraflarla Arif Sağ Dinleyicileri" köşemiz için, Arif Sağ ile çekilmiş fotoğraflarınızı beklemekteyiz. Gönderim adresi atakanmetin@gmail.com

GENİŞ BİLGİ
Arif Sağ ile ilgili tüm ayrıntılar için 05452468097 arayabilir ve atakanmetin@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

OKURSEVERLERİN DİKKATİNE...
Arif Sağ'ın hayatını ve düşüncelerini konu alan "Muhalif Bağlama" adlı kitabı tüm kitap satış noktalarında...


Mail listemize katılın güncellemelerden ilk sizin haberiniz olsun...
Ekle
Çıkart

Tolga Sağ Resmi Web Sitesi
www.tolgasag.com
Pınar Sag Resmi Web Sitesi
www.pinarsag.com






Site en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü ve IE 5+ ile görüntülenir.
Site ile ilgili görüşleriniz için: webmaster@kalannet.net
Web tasarımı: