ARİF SAĞ'IN CHP'YE KATILMASINA BASININ YOĞUN İLGİ GÖSTERMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

SANAT VE SİYASET DÜNYASI İÇİN SEVİNDİRİCİ
MEVCUT İKTİDARA ALINMIŞ BİR TAVIR
MUHALEFETİN GÜÇ KAZANMASI
ARİF SAĞ'IN ÖNEMİ
NORMAL
GÖRÜŞÜM YOK
 
Önceki
Sonraki
ZATEN DÜNYAYI YÖNETEN BİR ARTİST
Halk müziğinde "Bağlamanın virtüözü" olarak bilinen Arif Sağ... Mızrabını sol eliyle vuran, kâhkülünü düşüre düşüre bağlama çalan Arif Sağ... SHP'nin çiçeği burnunda milletvekili Arif Sağ... Dün, bir ayağı konserlerle turnelerde, diğer ayağı dersanesiyle plak şirketindeydi... Bugün ise aynı ayaklarından biri Ankara'da diğeri ise İstanbul'da olacak... Bu yüzden, politikaya soyunan Arif Sağ'la tıpkı iki barajlı genel seçim gibi iki sohbetten oluşan bir "Dobra Dobra" yaptık...
- Arif Bey, "Ağustos böceği ile karınca " hikayesini biliyormusunuz efendim ?
- " Hangisi bu ! ..." - Ağustos böceği bütün yaz saz çalıp eğlenirken karınca çalışıp duruyor... Sonra kış geliyor, Ağustos böceği bütün yaz çalıp şarkı söylediği için açıkta kalıyor ve ölüyor...Siz de bağlamanın ustasısınız, kim bilir kaç yıldan bu yana çalıp duruyorsunuz. Ama hikayedeki Ağustos böceğine inat siz açıkta kalmadınız ve Meclise girdiniz...
- (Arif Sağ gülüyor...)
- " Yooo Şimdi burda Ağustos böceğinin yerine saz çalan karıncayı koymak gerek... Yani ben karınca gibi çalışan , Ağustos böceği gibi saz çalan biriyim... Hayatım boyunca tembelliğe karşı çıkmış birisiyim."
- Siz SHP'nin Ankara Altındağ bölgesinden Milletvekili seçildiniz. SHP'nini sloganı, "Sosyal demokrasi" oluyor. Ve yapısıda ... "Sol oluyor..."
-Öyle Efendim...
Ama sizin soyadınız " SAĞ" ... soyadınızı değiştirmeyi düşünmüyor musunuz ?
- "Yok... Benim soyadım yön anlamında sağ değil. Yaşamak anlamında sağ... Sağ kalmak... Ayrıca isimleri tabulaştırmak yöntemi bana ters bazı arkadaşlar da takılıyorlar bana ; "Arif Sağ gitti, Arif Sol geldi" diyorlar. Bir insanın soyadının 'sol' olması solcu olmasını gerektirmez. Kafa yapısının sol olması gerekir. "
- Arif Bey, seçime katılan Milletvekili adaylarımızın hepsi belirli miktarlarda kendi keselerden paralar harcadılar... Sizin bu konudaki harcalamarınız bütçenizi sarstı mı ? "Bütçemi sarstı da denilebilir , sarsmadı da denilebilir. Bir laf vardır, 'hamama giren terler' . Biliyorsunuz, bizim parti pek düzenli bir parti değil. Dolayısıyla bizim kendimize harcadığımız paraların dışında partiye de harcadığımız paralar oldu. Örneğin Altındağ SHP İlçesinin biz gittiğimiz zaman Bir Milyon lira borcu vardı. Biz ANAP gibi değildik.ANAP, bütün devletin hazinelerini , herşeyini, rahatlıkla seçim sermayesi olarak kullandı. Biz dört aday arkadaş , beşer milyon lira ilçeye yardım ettik. Minibus tuttuk, araba tuttuk, konvoy tuttuk, benzin parası filan... Afişler basıldı, ses düzeni kuruldu... Benim cebimden çıkan para ortalam Sekiz ile Sekiz buçuk milyon liradır. Türkiye genelinde bunu değerlendirirsek diğer bütün milletvekili adayları arasında en ucuza bana mal oldu. En ucuz Milletvekili ben oldum. ANAP daha pahalı bir parti onların milletvekili adayları ne kadar para yatırdılar bilmiyorum ama bizim yatırdığımız para dört yüz bin liraydı. SHP az para aldı adamlardan. ANAP seçim önceside bir sürü insani zarf içinde paralar dağıttı. Biz bunları yaşadık."
- Arif Bey seçim sırasında oylarıyla sizi destekleyen bir etnik gruptan söz edildi... Alevilerden... -"Alevilerin bir bölümü beni destekledi... Ama içlerinden ANAP'a , DSP'ye oy verenlerde var." "Seçime katıldığım aman öyle bir imaj yaratıldı. Ancak beni bir Alevi ya da Sünni gibi mezhepcilik ayrımının dışında bir örgütsel grup destekledi.. İşçi kesimi, köylü, çiftçi, talebe, aydın kesim destekledi... O Alevi kesiminin bir bölümü DSP'ye oy vermişti, Belediyelerin göstermelik hizmetlerinden dolayı Aleviler'in bir bölümü ANAP'a dahi oy vermişti..."
- Yani Aleviler sizi hiç desteklemedi öylemi ?
- "Desteklemediler de diyemem. Tabii belli bir destekleme olayı olmuştur..."
-Biraz da Hülya Koçyiğit'ten söz edelim... Durumu ne olur bu sanatçımızın ? Meclise giremedi, politikaya devam etmelimi size göre ?
- "Devam etmek zorunda. Ben milletvekili olacağım diye girmedim ki politikaya. Ben Hülya Hanım gibi genel merkezin desteğiyle ikinci sırada adaylığımı koyarak ta girmedim politikaya.Hülya Hanım sanatçı kişiliğini yitirme tehlikesi içindedir.Bundan böyle o yönde sanat yapması lazım, yani ANAP yönünde.Ehh bu durumda TRT'nin de politik sanatçıya yer vermesi sakıncalı olur.Eğer ANAP'ın sanatçısı diye illa ona yer verirse tabiki TRT'nin başına taşlar yağacaktır.O zaman ben de,o politikse, ben de politik sanatçıyım diyeceğim."
-Bu durum da TRT kapıları size de kapalı değil mı?Çünkü siz de politik sanatçısınız...
- "Valla kapanmaması gerekir.Sanatçı başka, politika başka.Zaman ne gösterecek, görüp bekleyeceğiz.Çünkü biliyorsunuzTRT kapıları kapatırken gerekçe göstermez, ilan da etmez, bildirmez de..." "Biz iktidar olsaydık zam yapmayacaktık dersem yalan olur..."
-Seçim propagandaları yapılırken milletimiz mest olmuştu Arif Bey...Çünkü her parti "Eğer iktidar olursak diye başlayıp,ballandıra ballandıra ülkeye nasıl hizmet vereceklerini anlatıyorlardı.Seçim bitti, bol keseden atıp tutanların sözleri kubbede kalan hoş seda örneği kulaklarımızda yankılanıyor şimdi.Ve seçim arkasından hemen zamlar geldi...Ne diyeceksiniz bu konuda?
- "Biz bunun böyle olacağını vatandaşa söyledik.Ben vatandaşa açıkça söylemiştim,ANAP kazanırsa ayın birinden itibaren zam yapar demiştim...Dediğim çıktı...Zam okları yağacak demiştim.Nitekim seçim bitti, daha biz mazbatalarımızı almadan, ANAP zam paketini açtı.Başbakan havadayken, uçaktayken açıldı bu paket.ANAP'ın anlayışına göre normaldir bu ..." -Siz iktidar olsaydınız gerçekten de köylünün faiz borçlarını silecek miydiniz?
- "Evet..."
-Kaynak göstermemiştiniz?
- "Kaynak var...ANAP şirket, fabrika kurtarmak için 400 milyar lira harcıyor.Biz köylünün devlete 200 milyarlık faiz borcunu silmişiz çok mu!...Çok değil tabii.İşte ANAP'ın durumu...Zam... Zam...Zam..." -Peki Sayın Sağ, sizin partiniz iktidar olsaydı, siz zam yapmayacakmıydınız?
- "Zam yapmayacaktık diyemem,dersem palavra olur...Biz, gelir dağılımını adilce dağıtmayı düşünüyorduk.Biz bir memur, bir işçi karın tokluğuna çalışırken, diğer tarafta bir kişinin öğlen yemeğini Paris'te akşam yemeğini Londra'da yemesine belli bir ölçüde engel olmasına çalışacaktık.Bir kesim aşırı lüks yaşıyor, bir kesim aşırı yoksul...Bu arada ki dengeyi kuracaktık biz.Tabii bu , zam yapmayacaktık anlamına gelmez."
-Bundan sonraki yaşamınız da değişiklik olacak mı? "Pek olmaz...Sanat olayımı devam ettireceğim çünkü.Tek değişiklik ikinci işimin olması.Dün bireysel Arif Sağ'ın mücadele biçimi, bundan sonra toplumsal bir biçime dönüşecektir.Bir legal örgütün desteğiyle mücadele vereceğim."
-Arif Bey, legal dediniz aklıma geldi...TBKP(Türkiye Birleşik Komünist Partisi)davası var... Onlar da illegal.Bu partinin genel sekreterleri Kutlu ve Sargın yurda döndüklerinde, seçim arifesiydi...Bu yüzden hiçbir parti lideri bu konuda açıklama yapmadı.Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ?
- "Refah Partisi kuruluyorsa, Komünist Parti de kurulmalı" "Bu konu sol görüş için önemli bir konu .Sağ için önemsiz,sol için önemli bir konu.Ben her zaman söylüyorum, yasaklı bir ülkeden söz etmek istemiyorum. Yasak olmamalı, insanların düşüncelerinden dolayı aşağılanmasına, hapse atılmasına karşıyım.İnsanlar ülkelerinde rahat düşünüp, rahat konuşabilmeli... Eğer Türkiye'de 141,142,163 belli bir şeyleri durduruyorsa, ki bana göre bu üç madde demograsiyi engelliyor, kaldırılmalı.Meclis'te olduğum süre içinde de bunun mücadelesini Belirli ölçülerde vereceğim.Yani , Türkiye'de Komünist Partisi kurulmak isteniyorsa, kurulmalı. Yani dün MHP'ye müsade ediyorlardı da 163. madde deliniyor.Refah Partisi kuruluyor da ,Komünist Parti niye kurulmasın.Şimdi Necmettin Erbakan'ın kurduğu parti 163. maddeyi zedelemiyor mu?Zedeliyor tabii.Resmen şeriatçılığı gündeme getiren , dini içeren, Atatürk ilkelerine saygısızlık yapan bir parti.Buna kimse dur demiyor...Ama öteki tarafta ,141.maddeyi tamamen baskısı altında, kontrolü altında tutuyor."
-Sayın Sağ, anladığımız kadarıyla yasaklara karşı bir insansınız.... Peki sizin milletveili olarak koyacağınız ya da önereceğiniz bir yasak yok mu koca Türkiye'de?
- " Var tabii... Yedi yaşındaki bir kız çocuğunun meyhane şarkıları söylemesini yasaklamak istiyorum.Kültür açısından, çocuklarımızın yetişmesi açısından sakıncalı...Yetkim olsa,yasaklarım.O çevreden geliyorum, içler açısı bir durumu var müzik piyasasının.. Bir zamanlar homoseksüellik modası vardı.Bir çok kişi özenmişti bu duruma .Ben o günleri çok iyi hatırlarım. Bir çok ana-baba, oğullarını bizzat benim şirketime getirerek , dudağına ruj filan sürerek, "Benim çocuğumun fişmekan sanatçıdan neyi eksik? Demişlerdi...İçler acısı bir durumdu o..."
-Bülent Ersoy'un yasağı konusunda ne düşünüyorsunuz? "Sanat Güneşi'nin saygı ve sevgi gördüğü bir yerde Bülent Ersoy'a yasak konulmamalı... " Çok saçma geliyor bu yasak bana .Eğer yasaklanan Bülent Ersoy'un yapısıysa, yanlış... Kanunen bir şey varsa, bilemem tabii.Ama şu var, bir yanda başlara taş edilmiş ve "Sanat Güneşi" olarak nam salmış biri var, ki o saygı ve sevgi görüyor...Diğer tarafta Bülent Ersoy var, yasak konuluyor...Niye Bülent'e yasak konuluyor?Açıkça ne olduğunu haykırdığı için , Rengini ortaya attığı için mi?Bana kalırsa cesur bir insan o.Ve bana göre yasağı kalkmalı ... Eğer yasağı devam edecekse, onun gibi olup da bunu örtbas edenlerde saygı görmemeli, onlar da yasaklanmalı.....Böylece bu konu hiç değilse daha adil bir konuma gelmiş olur..."
-Ben sözü sanat dünyamıza ve o dün yadaki sorunlara getireyim efendim...Bir Telif Yasası var Arif Bey ...Böylece bir yasanın olduğunu herkes biliyor da , bu yasanın yeterli olarak işlemediğini de pek çok kişi söylüyor...Özellikle TRT'nin dağıttığı paylardan faydalanamayan söz yazarları var...Haberiniz var mı efendim?
- "Evet ...Şöyle açıklayayım, benim şu yemin merasiminden sonra 10 günlük bir boşluk olacak. O süre içinde istanbul'a geleceğim.Basının huzurunda bütün sanatçı arkadaşlarımı toplayacağım.Sorunları konuşacağız onlarla bu konuyu da derinlemesine tartışacağız.Onların içinde bir grup oluşturacağım, birnevi danışma kurulu olacak bu.Bu kurulla birlikte sanatçıların sorunlarına eğileceğiz.Sanatçılar bugüne kadar hep bir adam arıyordu.'Bir adam bulsak da, Bakan Bey'e ulaşsak' diyorlardı.Bundan sonra o adam ben olacağım.Aranılan adam bulundu.Benim o adam..." -Sizden başka Meclis'te sanatçı olan milletvekili var mı Arif Bey?
"Yok, tarihte ilk...Daha doğrusu TBMM'ne ilk defa bağlama giriyor..."
(Arif Sağ'la birlikte gülüyoruz...)
-Bu arada insanları bağlamanız da hünerli olmalı değil mi efendim?
- " Tabii...Şimdi; sözlü bağlama var, sazlı bağlama var..."
-Hangisi daha zor size göre?
- "Aslında sözlü bağlama daha kolay ...Meselâ, iki ayda politikacı oldum,ama 30 yıldır sanatçı olamadım..."
-Estağfurullah...
- "Gerçek bu...Sanatçı hiç bir zaman 'Oldum' diyemez ki. Hep öğreneceği şeyler vardır.Ama yeterince oy aldın mı,'Politikacı oldum' dersin."
-Arif Bey nerden aklınıza geldi politikaya girmek ...Genelde artist yarışmalarına katılıp birinci olanların klasik cevapları vardır, "Arkadaşlarımın ısrarıyla katıldım derler...Sizde nasıl oldu bu? -"Benim zaten siyasi bir görüşüm vardı.O da kendi bünyesinde bir politikadır."
-Genelde hep spora politika karışmamalı,sanata girmemeli derler... "Spor ayrı, sanat ayrı... Politikasız sanat olmaz... Eğer ben, halk sanatçısıyım diyorsam, halkın sorunları sanatçının politikası olmalıdır."
-Sayın Sağ, biraz da TRT'yi konuşalım. Otuz yılda 6-7 defa iktidar değişikliği oldu, ama TRT Denetim Kurulu üyeleri değişmedi... Onlar hep yerinde kaldı... Müziğimiz hiç gelişmiyor mu efendim ?
- "Özal, sadece kendisinin borazancısı olsun diye TRT'yi özelleştirmiyor." "Gelişmiyor... Neden gelişmediğine gelince... Rakibi olmayan hiçbirşey gelişemez. İkinci alternatif yok ki... TRT tektir... Ne olursa olsun onu izleyeceksin, başka birşey yokki... İkinci bir televizyon olsaydı, TRT kendini yenilemek zorunda kalacaktı, çağa uymak zorunda kalacaktı. Rekabet olacaktı çünkü. Oysa şimdi düzen olarak TRT çağın gerisinde kalmıştır. Ben size şöyle bir olay anlatayım, ben yirmi yıllık da TRT'ciyim. Sayın Turgut Özal herşeyi özelleştiriyor. Ama TRT'yi özelleştiremiyor, kurnazlık yapıyor. Eğer özelleştirirse, rakiplerinin de o mekanizmayı kullanma durumu gündeme gelecektir. Bu yüzden de yalnız kendi borazancılığını yapsın diye TRT'yi devlete bağımlı tutuyor. Televizyon eşit kullanılsaydı, Özal'a tanınan zaman kadar, Erdal İnönü'ye de ayrılsaydı ekranda bence Özal'ın elindeki güç İnönünün eline geçecekti. Denetim olayına gelince, çok yanlış bir olaydır bu. Türkiye'nin kültür kaderini bir kaç kişi belirleyemez. Kaldı ki, bu denetim kurulu üyelerinin de ne kadar müziği bildiği tartışılır. Bu devletin büyük bir sorumluluğudur. bu yüzden devletin kültür üreten kuruluşları vardır; bu türkü müdür değil midir ? Okunmalı mı , okunmamalı mı, sorularına cevapları bu kuruluşlar tarafından verilmelidir. Parçalar kesinlikle tarafsız dinlenemiyor..."
- Niye tarafsızlık olmuyor ?
- "Denetim üyeleri arasındaki sanatçıların içlerinde olan kıskançlıktan... ne olursa olsun, o da sanatçı ya; kendisinin denetleyeceği şarkı da türkü de mutlaka bir hata bulmalı, bu konuda şartlanmış...Hata bulunmazsa,sanki itibarı düşüyor.o parçası dinlenen sanatçıdan daha düşük bir seviyede olduğu ortaya çıkıyormuş gibi bir hava doğuyor. Başka bir açıdan yaklaşırsak konuya, TRT diyor ki;'Ben halk müziği yayınlarım, halk müziği olmayanı yayınlamam...Batı müziği yayınlarım,Ama falanca yerdeki armoniyi bastığı için bunu yayınlamam...Ama ölçüsü yoktur...Neye göredir değerlendirme...Müthiş bir çelişkidir bu..."
-Sizin partinin seçim propagandalarıdaki bir limon espirisi vardı.Halkın limona benzetilmesi size göre iyi mi oldu?
- "Niye halk kazığa benzetiliyorda;Onlar 'orta direk' demekten utanmıyorlar da,biz limon dedik diye mi ayıp oluyor.Limon hiç değilse yenilir, bir şeye yarar.Onlar 'direk' dediler.Daha büyük ayıp...Ahh o direkler ne hale geldi.Bel verdi,eğildi,toprağa gömüldü, yok oldu o direkler."
-Silahınızı ne zaman alıyorsunuz Arif Bey, yeminden sonra mı? "Benim silahım halk..."
-Almıyacak mısınız silahınızı?
-Alacağım niye almayayım ki. O konuda neler veriliyorsa alacağım.Ucuz kahramanlığın lüzumu yok...Ama o silahı kullanıp kullanmamak, taşıyıp taşımamak bana ait.Taşımam ben bir tek silahım vardır, telli;sazım.Onu kullanacağım."
-Sayın Sağ, müzik kasetlerinden bandrol kesiliyor.50 liralık bondrol bu .Bu kesilen paralar ,Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gidiyor ve ora da bir fon da toplanıyor. O fondaki para ne yapılıyor,bunu ,Milletvekili olarak araştıracak mısınız?
- "O fonlar şeçim yatırımına kullanıldı...Çünkü o fonların hesabı verilmiyor.Ben şunu söyleyeyim,sanatçının sırtından fon oluşturmak çok ayıp bir şey.Sanatçıya değer veriliyorsa , bütçe tartışmalarında sanat için bir fonu devletin ayırması gerekiyor.Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir olay yok.Sanatçılar eşit miktarlaeda para kazanmıyorlar ki... Yani benden alıp bana yardım edecekse, o zaman devletin bu işi yapmasının manası ne yani... O zaman biz dernek kurarız,dernek kurarız,dernekte para toplanır,düşkün sanatçılara yardım ederiz."
-Peki ama efendim,kimden alacak bu parayı?Neticede gene bizlerden almayacak mı?
- "Canım gene alacak ama,onun adını değiştirsin o zaman.Fakir Fukara Fonu diyorlar,hangi fukaraya ne verilmiş? Sonra niye fakir fukara... Önce beni niye fakir ediyorsun da,sonra fon ayırıyorsun sen...Önce fakir ediyorsun beni,sonra da dilenciye para verir gibi para yardımında bulunuyorsun.Ayıptır bu..."
- Galiba bu ayıp genel bir ayıp efendim,bütün yüzünü kapsayan bir ayıp.Çünkü dünyanın her ülkesinde zenginler vardır,fakirler vardır... "Ama bunun ölçüsü vardır.Almanya'daki fakirle zengin arasındaki farkla, Türkiye'deki fakirle Zengin arasındaki fark aynı değilkdir.Ben seçim gezilerine çıktım,hayvanlarıyla birlikte ahırda kalan aileler var hâlâ Anadolu' da, onların acıklı durumunu gördüm. Demek istediğim bu işte.Böyle çözüm gelmez bu duruma .Benden alacağın parayla çözemezsin bunu.Sinemaya giden adamın biletinden kesip fon oluşturamazsın.Maksim Gazinosu'nda gecede 2,5 milyon hesap veren adamdan fon alabiliyormusun?Fonu ordan al,ben o zaman seni göreyim sen nasıl fon alıyorsun...Bir müzik kasetine bandrol yapıştırıp para alıyorsun ondan.Ondan al o zaman,öteki ufak tefeklere gerek kalmayacak."
-Arif Bey,çok içki içermisiniz?... Çok içtiğinizi, ama sarhoş olmadığınızı söylüyorlar...?
- "Çok içmem de, içki masasına çok otururum.Arkadaşlarla 6 saat otururuz,yer içeriz.Ehh bu 6 saat içerisinde ben 3 saat saz çalarım.Onlar benden 3 saat fazla içki içmiş olurlar.Ben de sarhoş olmadan o masada 6 saat oturmuş oluyorum."
-Hep bağlama ile dolaşıyorsunuz... Meclisteki odanızda da bağlama olacak mı?
- "Olacak... Mecliste bazı milletvekili arkadaşların odalarında da olacak... Fehmi Şıklar ( Bursa), İsmail Hakkı (İstanbul), Kamil Ateşoğulları (Ankara) bu arkadaşlardan bazılarıdır. Benim mecliste 10 kişi kadar talebe grubum olacak..."
-İlginç doğrusu... Peki Arif Bey, ilerde Meclis halk Müziği topluluğu gibi bir topluluk kurulur mu dersiniz ?
- "Niye olmasın... Olmaz diye bir şey yok...Zaten dünyayı bir film artisti yönetiyor, biliyorsunuz... A.B.D'nin kovboy başkanı Reagan "
-Gazinoya sık sık gider misiniz ? " Yok, ben öyle sık sık gazinoya gitmeyi sevmem , o hayatı sevmem."
-Bundan sonra... Milletvekili olarak gitmeyecek misiniz ? "Yok, gitmem . Sevmiyorum o yaşamı." -Bazı milletvekilleri seviyorda efendim...
- "Ben onlardan değilim. Ben sevmem. Yani şu, ben halkın yapamayacağı, yiyemeyeceği bir şeyi yemem. Ben bir bardak rakıyı bin liraya içeceksem, öyle içmeliyim. Aynı rakıyı niye ben gidip gazinoda bir milyona içeyim... Bunun zevki yok bana haz vermez."
-Size samimi olarak bir şey sormak istiyorum Arif Bey ... Milletvekili seçildiğiniz kesinleştikten sonra sanat dünyamızın sırtını sansasyonlara dayayan hanımlardan hiç tepki telefonları aldınız mı efendim ? Tebrikler, yemek davetleri filan...
(Arif Sağ gülüyor...)
- "Böyle bir yaklaşım olmadı henüz. Ama sanat yaşamımda da olmadı bu tür şeylerim. Ben aileme bağlıyım, dışarda zamparalık etmek bana göre değil. Bakın bu dediğiniz hangi politikacılara oluyor biliyor musunuz? Yaşamı hep monotonlukla geçmiş sanat alemini pek bilmeyen, özlem duyanlar içindir. Ben sanatın şaşaalı yaşamını çok iyi bildiğim için o tür hanımlar benden olumlu tepki almazlar."
-Sayın Sağ, erkeğiz, türkiyede yaşıyoruz... Çoğumuzun cinsel tabular yüzünden bazı konlarda ki tatminsizliklerimiz bilinç altımıza yerleşiyor... daha sonra bütün bunlar çeşitli yönlerle su yüzüne çıkıyor... Mesela yıllar önce içişleri eski bakanı Hasan Fehmi Güneş ki, sizin partinizde şimdi, Aynur Aydan'la olan ilişkisi yüzünden istifa etmişti...
-" O konuyu bilemiyorum... ben şuna inanıyorum, insan bir yere gelince, ünlenince, o geldiği yeri ciddiyetle koruyabilmeli. Orada belli bir açlığı , belli bir görmemişliği sergilememeli. Ben dün neysem, bundan sonra da o olacağım. Yani demem şu, milletvekilliliğim benim Arif Sağ'lığımdan bir şey götürmeyecektir. Söz veriyorum. Hem basındaki arkadaşlarıma, hem de beni bugüne kadar sanatçı olarak sevip bağrına basmış olan seyircime, halkıma, namusum üzerine söz veriyorum; politikacı Arif'i değişik bir Arif olarak görmeyecekler..."
-Sayın Arif Sağ, Mazbatanızı henüz almamış olsanızda çiçeği burnunda bir milletvekilisiniz siz... ve meclisten önce, HAFTASONU'nun bu köşesinde ilk yeminizi etmiş oldunuz efendim. Size başarılar diliyoruz... Önerge ve genelgeleriniz güçlü, kapınız vatandaşa açık olur inşallah efendim...


HAFTA SONU - 11.12.1987

Önceki
Sonraki

YENİ İLETİŞİM
ARİF SAĞ (KONSER, ORGANİZASYON VE BİLGİ) İÇİN YENİ İLETİŞİM NUMARASI 05452468097

HALK MÜZİĞİ ORGANİZASYONLARI
Halk müziği organizasyonları (konser, tanıtım, açılış, yarışmalar) için facebook Halk Müziği Organizasyonları sayfasını ziyaret edip üye olabilirisiniz.

ARİF SAĞ DİNLEYİCİ BELGESELİ
Bu siteden yayınlayacağımız "Fotoğraflarla Arif Sağ Dinleyicileri" köşemiz için, Arif Sağ ile çekilmiş fotoğraflarınızı beklemekteyiz. Gönderim adresi atakanmetin@gmail.com

GENİŞ BİLGİ
Arif Sağ ile ilgili tüm ayrıntılar için 05452468097 arayabilir ve atakanmetin@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

OKURSEVERLERİN DİKKATİNE...
Arif Sağ'ın hayatını ve düşüncelerini konu alan "Muhalif Bağlama" adlı kitabı tüm kitap satış noktalarında...


Mail listemize katılın güncellemelerden ilk sizin haberiniz olsun...
Ekle
Çıkart

Tolga Sağ Resmi Web Sitesi
www.tolgasag.com
Pınar Sag Resmi Web Sitesi
www.pinarsag.com






Site en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü ve IE 5+ ile görüntülenir.
Site ile ilgili görüşleriniz için: webmaster@kalannet.net
Web tasarımı: